Hesabı açtınız, iki hafta düzenli paylaştınız. Sonra profildeki en yeni fotoğraf üç aylık oldu. Paylaşım bir üretim işi. Birkaç günde bir birinin taze bir görsel hazırlaması, taze bir cümle yazması gerekiyor. Küçük bir işletmede o kişi yedide zaten servisin içinde. Bu yüzden ilk cevaplanacak soru hangi platform ya da haftada kaç paylaşım değil. Sıfırdan tek bir şey üretmeden önce şuna bakın: gelecek ayın paylaşımlarının ne kadarını mevcut menünüz karşılıyor.
Menünüz Zaten Elinizde Duran İçerik Arşivi
Kendi menünüzde bir ürünün düzenleme ekranını açın. Tek bir tabağın neler taşıdığına bakın: adı, birinin oturup yazdığı açıklaması, bir ya da birkaç fotoğrafı, porsiyon fiyatları, alerjen ve besin etiketleri. Misafir tarafında aynı ürünün kendi sayfası var. Misafir oraya puan ve yorum bırakabiliyor. Listedeki her satır için fotoğraf, metin ve alıntı tabak tabak dosyalanmış duruyor.
Haftalık bir ritim bu dosyayla bir süre, hiçbir içerik uydurmadan dönebilir. Uydurulmuş içerikte olmayan bir dayanağı da var: fotoğraftaki tabak bu akşam menüde. Açıklaması zayıf kalan ürünlerde önce menü açıklamasını yeniden yazmak işinize yarar. Paylaşımın metni de oradan çıkacak.
İş fotoğrafta tıkanıyor, sebebi de pratik. İyi bir yemek fotoğrafı ışık, zaman ve fazladan bir tabak ister. Servis üçünü de vermez. Elinizdeki fotoğrafı ışık, kadraj ya da sunum için düzeltmek yeni bir çekimden çok daha küçük bir iş. Böyle ele alınan tek bir kare birkaç paylaşımı taşıyabilir. Düzeltme, tabağın ya da porsiyonun gerçekte ne olduğunu değiştirmemeli.
Bir de kötü fotoğraf veren ama iyi satan tabaklar var. Güveçler, yahniler, çorbaların çoğu. Paylaşılacak ürünü yalnız görünüşüne göre seçerseniz akış zamanla mutfağınızın bilindiği tabaklardan uzaklaşabilir. Pazarlamanın amacı tam tersiydi.
Tek Ürün Fotoğrafını Kısa Videoya Çevirmek
AI Media Studio'ya Ağustos 2026'da bir Video sekmesi eklendi. 2026-08-12'de panelde tek tek denedik. İlk fark edilen şey, size ne kadar az karar bırakması. İstediği üç girdi var, fazlası yok: kaynak görsel, stil, en boy oranı. Prompt kutusu yok. Zaman çizelgesi yok. Kaynak görseli menüdeki ürünlerden ya da yüklediğiniz bir dosyadan seçiyorsunuz. Hammadde yine ürün dosyası.
Bu üç karardan ikisi üretime bastığınız anda kilitleniyor. İkisi de mutfağın değil, sosyal medyanın kararı.
Birincisi en boy oranı. Üretimden önce önünüzde altı seçenek duruyor. Hikâyeler için 9:16, akış paylaşımı için 4:5 bunların arasında. Klip geldikten sonra kırpma adımı görmedik. Videonun nereye gideceğine, video var olmadan karar vermeniz gerekiyor.
İkincisi yedi stilin üçünü ilgilendiriyor. Macro Texture Sweep, Cinematic Scene Orbit ve Ingredient Reveal metni videonun içine basıyor: ürünün adını ya da ayrışan malzemelerin etiketlerini. Tek dilli bir menüde bu bedava tipografi. Menüsü birden fazla dilde çalışan bir işletmede ise klibi o dillerden birine sabitliyor. Ekrandaki dilin menünün aktif diliyle değişip değişmediğini doğrulamadık. Doğrulanana kadar bu üç stili tek dillik varlık sayın. Ya da hiçbir metin basmayan dört stilden birini seçin.
Maliyet ve bekleme süresi stiller arasında epeyce değişiyor. Yedi stilin kredi maliyeti 60 ile 600 arasında. Rozetlerdeki hazırlanma tahmini yaklaşık üç dakikadan yaklaşık on üç dakikaya kadar çıkıyor. Elinizdeki durağan fotoğrafı iyileştirmek aynı kütüphanenin ucuz ucunda kalıyor, iyileştirme başına yaklaşık yedi kredi. İkisi de öğle ile akşam servisi arasındaki boşluğa uygun bir iş. Servisin ortasında bulacağınız bir dakikaya değil.
30/30/30 Kuralı Aslında Neyi Anlatıyor
Bu ifade restoran aramalarında sık geçiyor. Arkasında, aynı adı taşıyan ama birbiriyle ilgisi olmayan iki kural var.
Birincisi bir maliyet dağılımı. Cironun kabaca üçte biri gıdaya, üçte biri işçiliğe, üçte biri genel giderlere gider. Ayakta kalan da kârdır. Bütçe için bir kestirme hesap. Ne paylaşacağınız hakkında hiçbir hüküm taşımıyor.
İkincisi bir içerik dağılımı, genel pazarlama tavsiyelerinde "üçte bir kuralı" diye geçen dağılım. Paylaşımların üçte biri kendi işletmenizi tanıtır, üçte biri başkalarının içeriğini paylaşır, üçte biri sohbete ayrılır. 30/30/30 adıyla restoranlara bir paylaşım takvimi gibi aktarılıyor.
İkisinin de arkasında gösterebileceğimiz bir ölçüm yok. İkisi de üzerine takvim kurulacak türden bir dağılım değil. Sabit bir oran, mutfak sıkıştığı ilk haftada bozulmaya açık. Bozulan da genelde en çok üretim isteyen üçte bir oluyor.
Ayakta kalan dağılım, arzınızın taşıyabildiği dağılımdır. Önce menünün kaç paylaşım besleyebileceğini sayın. Geri kalanın ne olması gerektiğine sonra karar verin. Üç paylaşımın ikisi ürün dosyasından çıkıyorsa oranı belirleyen şey, dolu bir ayda hâlâ ayakta kalan tek kısıttır: elinizde ne var.
Hangi Platform ve Kaç Tane
Yoğun bir ayla temas ettikten sonra ayakta kalan cevap şu: arzınıza göre seçilmiş tek bir platform, artı haritalardaki işletme kaydınız.
Elinizde ürün fotoğrafları varsa fotoğraf öncelikli bir akış bu malzemeyi ek üretim istemeden alır. Ekipten biri kameranın karşısında rahatsa, video öncelikli bir platform daha fazlasını taşıyabilir. Asıl soru, o rahatlığın kasımda da sürüp sürmeyeceği. Haritalardaki kayıt sosyal medya değil. Yine de kararın sonunda benzer bir işi görüyor: insanlar seçim yapmadan önceki dakikada saatlere ve fotoğraflara çoğu zaman oradan bakıyor. Kimse dokunmasa bile eskiyor.
Yedi büyük platformu sayan listeler bütün sektörler için birden yazılıyor. Misafirlerini iki üç mahalleden toplayan bir restoranın yedisinde birden bulunmasına gerek yok. Gereken, gerçekten beslenen tek bir hesap. Her paylaşım ikisinde birden kullanılmıyorsa ikinci hesabın maliyeti birincisine yaklaşır. Yeniden kullanım da ilk kırılan yer olabiliyor, çünkü en boy oranı ikisinden biri için seçilmişti.
Profildeki Link Nereye Gitmeli
Her profil insanları bir yere gönderir. Nereye düştükleri, paylaşımın bir işe yarayıp yaramadığına karar verir. Doğrudan menüyü açan bir biyografi linki en kısa yol. Fotoğraf için gelen kişi fiyatı, alerjenleri ve listenin geri kalanını ikinci bir karar vermeden görür. Kurulacak bir sayfa da yok, çünkü karekodu okutan misafirin açtığı menü sayfası zaten yayında.
Ayrı bir açılış sayfası, menünün tek başına karşılamadığı bir hedef varsa tıklamayı hak eder: rezervasyon almak, kampanya yürütmek, e-posta adresi toplamak. Onun dışında canı çeken kişiyle cevap arasına bir adım daha koyuyor.
Bitirebileceğiniz Bir İlk Ay
Hesabın tutup tutmayacağı hakkında dört hafta epey fikir verir, yeter ki ay şu sırayla ilerlesin.
1. Önce arzı sayın. Menüyü açın. Hem kullanılabilir bir fotoğrafı hem yazılmış bir açıklaması olan ürünleri sayın. Ayın taşıyabileceği yük, hedefiniz değil o rakam.
2. Takvimi değil ürün dosyasını doldurun. İyi satan ama fotoğrafı olmayan tabaklardan başlayın. Orada kapattığınız her boşluk, kasımda kimsenin sıfırdan üretmek zorunda kalmayacağı bir paylaşım.
3. Profildeki linkin nereye gideceğine karar verin. Bir kez karar verin.
4. Ritmi ortalama haftanıza göre değil, en kötü haftanıza göre kurun. Haftada bir paylaşım dolu bir cumartesiyi ve gelmeyen bir tedarikçiyi atlatıyorsa doğru rakam haftada birdir.
5. Ay sonunda iki rakam sayın: menüden çıkan paylaşım sayısı, profildeki linkten menüyü açan kişi sayısı.
Takipçi Sayısı İzlenecek Rakam Değil
Takipçiler çoğu zaman gelecek cumayla ilgisi olmayan sebeplerle birikir. Bir hesap, dolaşıma giren tek bir klipten birkaç yüz takipçi alıp salona kimseyi sokmayabilir. Bu, klibin başarısızlığı değil. O rakamın nereye kadar bir şey söylediğiyle ilgili.
Menü tarafındaki rakamlar daha dar bir soruyu cevaplıyor. AI Reports sekmesi oturum, menü görüntüleme ve ürün görüntüleme sayılarını tutuyor. Bir dönemi bir öncekiyle karşılaştırarak okuyor: 7 günlük bir aralık, ondan önceki 7 günün yanında duruyor. Haftada bir paylaşıyorsanız bu karşılaştırmanın biçimi en azından sorulmaya değer.
Bunların hiçbiri kanıt değil. Paylaştığınız gün görülen yükseliş yalnızca fikir verir, çünkü bir rapor aralığı neyin olduğunu gösterir, neyin sebep olduğunu değil. Saydığınız iki rakam da bir satışı kanıtlamaz. Söyledikleri, işin bir yere ulaşan erişim üretip üretmediği. Daha küçük bir soru. Cevaplanabilir bir soru.
Menü Yazılımı Neyi Yapmaz
Menü yazılımı hesaplarınızı yönetmez. Paylaşım planlamaz, yorumlara cevap vermez, mekânınızın nasıl konuştuğuna karar vermez. Panelde bir pazarlama modülü duruyor. 2026-08-12'deki son bakışımızda hâlâ Soon etiketi taşıyordu, yani üzerine bir çeyrek planlanacak durumda değil.
Yazılımın hazır tutabildikleri otomasyondan daha dar, ama daha işe yarar: fotoğrafları, açıklamaları ve alerjenleri tutan bir ürün dosyası; elinizdeki fotoğrafı kullanılabilir hâle getiren, durağan kareyi kısa bir klibe çeviren bir görsel aracı; profilinizdeki linke koyacağınız yayınlanmış bir menü adresi. Ton, cevaplar ve buranın neyle bilineceği kararı sizde kalır. Bunlar da zaten restoranın yürüttüğü daha geniş pazarlama işinin içinde duruyor. Mevcut menünüzün şimdiden kaç paylaşımı karşılayabileceğini merak ediyorsanız, o sayım bir akşamınızı alır.
| Sonrasında ne olsun | Link nereye gider | Sizden ne ister |
|---|---|---|
| Bu akşamki tabağı ve fiyatını görsünler | Menü | Ek iş yok, menü zaten yayında |
| Masa ayırtsınlar | Rezervasyon sayfanız | Telefonda çalışan bir rezervasyon akışı |
| Paket ya da gel-al sipariş versinler | Sipariş sayfanız | Teslimat ayarlarının ve saatlerin güncel kalması |
| E-posta listesine katılsınlar | Bir form | Gelmeye değer bir içerik, yoksa liste boş kalır |
| Haritada bulsunlar | İşletme kaydınız | Saatlerin ve fotoğrafların güncel tutulması |
Sıkça Sorulan Sorular
- Yedi büyük sosyal medya platformu hangileri?
- Listeler genellikle Facebook, Instagram, TikTok, YouTube, X, LinkedIn ve Pinterest'i sayar. Bir restoran için sıralama genel listedekinden farklı olur. Belirleyici olan, elinizdeki malzemenin hangi platforma uyduğu ve yakınınızdaki insanların hangisini kullandığı. LinkedIn çoğunlukla personel ararken bir hesabı hak ediyor.
- Profesyonel fotoğrafçı şart mı?
- Başlamak için değil. Pencere kenarındaki gün ışığı, pastan yeni çıkmış tabak ve bir telefon haftalık ritmi taşıyabilir. Fotoğrafçı, bir yıl boyunca tekrar tekrar kullanacağınız birkaç kare için karşılığını verir: imza tabaklar ve salonun fotoğrafları.
- Hesabın yüzü işletme sahibi mi olmalı?
- Hayır. Ekipten kimse kameranın karşısına geçmek istemiyorsa zorlamayın. Tabak, zaten yazdığınız açıklama ve arada bir hazırlık görüntüsü ritmi kimse görünmeden taşır.
- Takipçi ya da etkileşim satın almalı mıyım?
- Hayır. Satın alınan rakamlar hesabı okunamaz hâle getirir, çünkü hangi paylaşımın işe yaradığını artık ayırt edemezsiniz. Para harcayacaksanız yakınınızda oturan ya da çalışan insanlara ulaşmaya harcayın. Bu bir hedefleme kararıdır, takipçi kararı değil.
- Her yoruma cevap vermek gerekli mi?
- Önceliği doğrudan sorulara, şikâyetlere, rezervasyon ya da sipariş sorunlarına ve saatleriniz veya menünüz hakkında yanlış bilgi taşıyan yorumlara verin. Hepsine cevap vermek, hesap büyüdükçe büyüyen bir zaman maliyeti.
- Restoran için hashtag işe yarar mı?
- Bir kısmı işe yarayabilir: mahallenize ve kendi adınıza bağlı olanlar, yani yürüyerek gelebilecek kadar yakındaki birine ulaşma ihtimali olanlar. Hashtag başına erişimi kendimiz ölçmedik. O yüzden uzun ve genel listeleri kanıtlanmamış sayın, seti de kısa tutun.


