Menü açıklamasının temel işi, misafire tabakta ne geleceğini kısa ve anlaşılır biçimde anlatmak. Asıl karar ise hangi bilginin açıklamada kalacağı, hangisinin ayrı bir alanda tutulacağı ve yapılan değişikliğin nasıl ölçüleceği.
Açıklamada Ne Olmalı?
En pratik başlangıç, ürünü doğrudan söylemek: bir burgerse ilk kelimeler ne tür bir burger olduğunu söylesin. Özellikle uzun menülerde açıklamanın ilk birkaç kelimesi ürünün ne olduğunu hızla anlatmalı.
Bundan sonra iki tür bilgi eklemeye değer: bu versiyonu başka yerde yediğinden ayıran şey, ve kararı değiştiren her bilgi. Ev yapımı, kömürde, soğuk servis, tek garnitürle geliyor. Gerisi süs ve size okuyucunun sabrına mal oluyor.
Adı zaten içeriğini yeterince anlatan bazı ürünlerde açıklama eklemek şart değil. Ancak ürünü benzerlerinden ayıran bir özellik varsa açıklama hâlâ işe yarıyor. Her ürüne cümle yazmak menünün baştan sona aynı uzunlukta konuşmasına yol açıyor.
Kendi Alanına Ait Olan Bilgi
Dijital menüde her bilgiyi açıklama içine yazmak gerekmiyor. Dijital menüde alerjen, besin değeri ve porsiyon varyantları ayrı alanlardır ve her birinin misafir görünümünde kendi yeri vardır. Bunları açıklamaya sıkıştırmak üç işi birden yapıyor: cümleyi uzatıyor, bilgiyi filtreleyen kişiden gizliyor ve veriyi başka hiçbir yerde kullanılamaz bırakıyor.
Bu alanların bazıları beklenenden daha özel ayrıntılar taşıyor. Fiyat seçeneğinin üzerinde varyant başına bir kafein alanı var; aynı içeceğin üç boyu olan bir kafe için bu fark ediyor. Ürünün satışta olduğu saatler de ayrı bir servis zamanı alanından yönetilebiliyor. Böylece kahvaltı ürününün açıklamasına sürekli "11.00'e kadar servis edilir" yazmak gerekmiyor.
| Bilgi | Ait olduğu yer | Neden açıklamada değil |
|---|---|---|
| Ürünün ne olduğu | Açıklama | Açıklamanın işi zaten bu |
| Alerjenler | Alerjen alanı | Misafir buna göre filtreliyor; metne gömülen filtrelenemiyor |
| Kalori, besin değeri | Besin alanı, varyant başına | Porsiyona göre değişiyor; metin değişmiyor |
| Porsiyon ve boy fiyatları | Fiyat seçenekleri | Bir cümle seçilip sepete eklenemiyor |
| Servis saatleri | Erişilebilirlik | Metin eskiyor, program eskimiyor |
| Ürünü benzerlerinden ayıran özellik | Açıklama | Tercihi etkileyen ürün bağlamı burada anlatılıyor |
Çok Dilli Menüde Uzunluğun Bedeli Ağır
Menünüz birden fazla dilde çalışıyorsa açıklama uzunluğu katlanıyor. Eklediğiniz her cümle birinin çevireceği, kontrol edeceği ve bakımını yapacağı bir cümle; tarif her değiştiğinde aynı düzenleme dil başına bir kez tekrarlanıyor. Örneğin 200 ürünlü ve üç dilli bir menüde cömert yazma alışkanlığı kalıcı bir yükümlülüğe dönüşüyor.
Buradan çıkan pratik kural şu: ürünün ne olduğunu ve onu benzerlerinden ayıran şeyi söyleyen en kısa açıklamayı yazın.
Yeniden Yazmanın İşe Yarayıp Yaramadığı Nasıl Anlaşılır?
İyi bir açıklamanın ne olduğu konusunda fikir yürütmek kolay; satışa etkisini anlamak için ise ürünü ölçmek gerekiyor. Bu yüzden hiçbir şeye dokunmadan önce küçük bir karşılaştırma kurmaya değer.
- Menünüzü misafirin okuduğu sırayla yüksek sesle okuyun. Sizi duraklatan ürünler yeniden yazılacak olanlar.
- İlk turda menünün tamamını değiştirmek yerine küçük bir ürün grubuyla başlayın. 5-10 ürün pratik bir test grubu. Mümkünse bu ürünlerde fiyatı, fotoğrafı ve menüdeki konumu aynı bırakın; aynı anda üç şeyi değiştirirseniz açıklamanın etkisini ayıramazsınız.
- İki hafta sonra aynı dönemin ürün görüntülenmelerini siparişlerle karşılaştırın. Bakılıp sipariş edilmeyen bir ürünün sorunu, kimsenin açmadığı üründen farklı.
İşe yarayan ayrım sonuncusu. Düşük görüntülenme bir yerleşim ya da isim sorununa işaret ediyor. Yüksek görüntülenme ve düşük sipariş ise açıklamayı, fiyatı ya da yanındaki fotoğrafı işaret ediyor; yeniden yazmanın anlamlı olduğu yer burası.
Açıklama Her Sorunu Çözmez
Açıklama tabağı düzeltmez. Bir ürün geri geliyorsa ya da sessizce görmezden geliniyorsa, daha iyi bir metin sorunu çözmüyor, ziyaretin ilerisine taşıyor. Aynısı fiyat için de geçerli: bir cümle misafirin zaten makul bulduğu fiyatı gerekçelendirebilir, makul bulmadığını kabul ettiremez.
İddialarda da dikkatli olmakta fayda var. Organik, ev yapımı ve yöresel gibi kelimeler kontrol edilebilir; kontrol edip aksini bulan misafirin aklında yemek değil menü kalıyor.
Sık Sorulan Sorular
- Menü açıklaması ne kadar uzun olmalı?
- Ürünün ne olduğunu ve bu versiyonu sipariş etmeye değer kılan şeyi söyleyecek kadar. Pratikte bu genellikle tek satır. Menü çevriliyorsa uzunluk gerçek bir maliyete dönüşüyor, çünkü cümle bir kez yazılıp her dilde bakımı yapılıyor.
- Her ürünün açıklaması olmalı mı?
- Hayır. Adı kendini anlatan ürünler açıklamasız daha iyi okunuyor; her şeyin bir cümle taşıdığı menü, açıklamaların yalnız gerekli ürünleri işaretlediği menüden daha zor taranıyor.
- Alerjenleri açıklamaya yazayım mı?
- Alerjen alanına yazmak daha doğru. O bilgiye ihtiyacı olan misafir genellikle filtreliyor ve cümleye gömülmüş bir metin filtrelenemiyor. Yapılı tutmak ayrıca açıklama yeniden yazıldığında bilginin doğru kalmasını sağlıyor.
- Yapay zekayla yazılan açıklamalar işe yarıyor mu?
- İlk taslak olarak yarıyor, asıl önemli kısımda zorlanıyor: sizin versiyonunuzu ayıran şey. Ürüne özgü malzeme, pişirme yöntemi ve fark verilmediğinde sonuç kolayca kategoriyi anlatan jenerik bir metne dönüşebiliyor.
- Hangi açıklamaları önce yeniden yazmalıyım?
- Görüntülenmesi bol, siparişi az olan ürünlere bakın. Misafirin geldiği, okuduğu ve almamaya karar verdiği yer orası; açıklamanın belirleyici olma ihtimali de yalnız orada.
Açıklama, Alerjen ve Çeviriyi Aynı Menüde Yönetmek
FineDine'da açıklama, yukarıda konuşulan alanların yanında zengin bir editörde duruyor; ilk sürüm için bir yazım yardımcısı, dil başına yürüyen çeviri ve raporlarda ürün bazlı görüntülenme ile sipariş sayıları var. Mevcut menünüzde açıklama, alerjen, varyant ve çeviri bilgilerinin nasıl ayrışacağını FineDine demosunda görebilirsiniz.


