Menüyü yenilediniz, hesaba birkaç gönderi attınız, salı akşamı yine sakin geçti. Bu işin zor tarafı fikir bulmak değil. Servisten arta kalan bir saati hangi işe ayıracağınıza karar vermek. Kime sattığınız netleşmeden seçilen kanal, kurulan kampanya, çekilen fotoğraf, çoğu zaman ikinci kez yapılıyor. Adımların bir sırası var, sıranın başı da kendi kasanızdaki kayıt.
Önce Kime Sattığınızı Netleştirin
Kitleyi tarif etmek kolay. Zor olan, kimin dışarıda kaldığını söylemek. Bubble tea satıyorsanız ve masaları 14-21 yaş arası gruplar dolduruyorsa, e-posta listesi acele edilecek iş değil; o yaş grubunun baktığı yer de, orada tutan içerik de ayrı. Meksika mutfağı gibi geniş bir alanda çalışan işletmede tersi olur. Kitle kendi kendine daralmıyor. Aynı mutfakla öğrenci bütçesine de çalışabilirsiniz, akşam yemeğine daha geniş bütçe ayıran misafire de. Porsiyon, fiyat, müzik, gönderi dili, dördü de ayrı kurulur.
Tahmin etmeye de gerek yok, kayıt sizde duruyor. Hangi saatte kaç masa döndü, adisyon ortalama kaç kişiye bölündü, hafta içiyle hafta sonu arasında ne kadar fark var. Pazarlama kararının ilk dayanağı burası, sosyal medyada dolaşan genel tavsiye değil.
Çevrimiçi Görünürlük: Sizi Arayan Kişi Nereye Bakıyor
Sizi arayan kişi çoğu zaman adınızı bilmiyor. Semti yazıyor, mutfağı yazıyor, çıkan kartlara bakıyor. Haritadaki kart, güncel çalışma saati, menünün görülebildiği bir adres, altındaki yorumlar. İlk temas burada kuruluyor. Sitesi olmayan bir işletmede bile bu dördünün tam olması gerekiyor.
Küçük ve orta ölçekli gezi ve yemek hesapları restoranlara kendileri yazıyor. Teklif genelde şu: bir akşam yemeği karşılığı paylaşım, mekânın ve tabakların fotoğrafı. Kararı yemeğin maliyetine bakarak vermeyin. O akşam masanın zaten dolup dolmayacağına bakın. Sakin bir salı akşamı verilen iki kuver ile cumartesi 20.00'de verilen iki kuver aynı hesap değil. Hangi kareleri istediğinizi de önceden söyleyin. Çekim bittikten sonra aklınıza gelen kare artık çekilemiyor.
Misafirin bıraktığı yorum ayrı bir kanal. QR menüde ürün detayına giren misafir o ürüne puan ve yorum bırakabiliyor; hangi tabağın tuttuğunu ürün ürün görüyorsunuz. Bu yorumlar menünün içinde kalıyor, Google işletme profilindeki puanı değiştirmiyor. İkisini ayrı ayrı takip edin.
Yapay Zekayla Site Kurmadan Önce Menüyü Kurun
Panelde bir tarif yazıp restoran sitesi üreten bir araç var. 22 Temmuz 2026'da deneme hesabımızda denedik. İngilizce bir fırın tarifi yazdık. Çıkan sitenin başlığı Türkçe geldi, İstanbul'u kendi ekledi, açılış metni akıcıydı. Ama "Popüler Ürünler" bölümünde kruvasan yoktu, T-Bone Steak ve Filet Mignon duruyordu. O hesapta örnek bir steakhouse menüsü kayıtlı kalmıştı. Gördüğümüz kadarıyla araç ürün listesini yazdığınız metinden değil hesapta kayıtlı menüden çekiyor.
Menüyü sonraya bırakmak bu yüzden pahalıya geliyor. Önce ürünler girilir, adlar ve açıklamalar düzeltilir, adres ile çalışma saatleri doldurulur. Site ondan sonra üretilir. Bizim denememizde boş bırakılan işletme bilgisinin yerine örnek metin geldi. Yayına aldığınız anda o metin sizin sitenizde duruyor. Aynı çıktıda beş tane Türkçe yorum da vardı, hiçbiri gerçek misafirden gelmiyordu. Yayından önce o bölümü kendi yorumlarınızla değiştirin ya da kaldırın.
Açıklamaları yazarken nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız <a href="https://www.finedinemenu.com/tr/blog/kar-artirmak-icin-menu-aciklamalari-nasil-yazilir/">kâr artıran menü açıklamalarının nasıl yazıldığı</a> bu adımı kısaltıyor. Siteye çıkan ürün adları da o menüden geliyor.
Markanın Görüntüsü ve Kareyi Kimin Üreteceği
Misafirin sizinle kurduğu ilişki tabaktaki lezzetle bitmiyor. Canlı müzik, aydınlatma, paket kutusunun üstündeki etiket, kapıdaki tabela. Fotoğrafta iyi duran bir detay, o detayı gören kişinin gelme sebebi olabiliyor. Sıfır atık bir kurgu olur, mahalleyle bir iş birliği olur, renkli bir duvar bile olur. Asıl iş, kararı verdikten sonra tutarlı kalmak.
Çoğu işletmede tıkanan yer fikir değil, karenin kendisi. Profesyonel fotoğrafçıyı her menü güncellemesinde çağıramıyorsunuz. Telefonla çekilen kare de menüde zayıf duruyor. AI Media Studio iki yönden çalışıyor: elinizdeki fotoğrafı iyileştiriyor ya da sıfırdan görsel üretiyor. Kontroller yemek fotoğrafına göre kurulmuş. Kamera açısı tepeden 90 derece, 45 derece ya da yandan seçiliyor; hazır rötuşlarda buhar ekleme, damlacık, garnitür ve tabak düzeni var. Üretim krediyle ödeniyor, tutar da türe göre değişiyor. Bir görsel üretmek fotoğraf iyileştirmesinden ucuz, pazarlama görseli ikisinden de pahalı. Hangi pakette kaç kredi geldiğini fiyatlandırma sayfasında görürsünüz.
Video tarafı Ağustos 2026'da açıldı. Tek bir duran fotoğraftan kısa, başa dönen bir tanıtım videosu çıkıyor. Girdi üç tane: kaynak fotoğraf, stil, en boy oranı. Yönerge yazacak bir alan yok, kurgulanacak bir zaman çizelgesi de yok. En boy oranı üretimden önce seçiliyor, panelde hikâye için 9:16, gönderi için 4:5 gibi etiketlerle duruyor. Sonradan kırpma ekranı görmedik. Yani hangi mecra için ürettiğinize baştan karar vermek gerekiyor. Stil seçimi aynı zamanda maliyet kararı. En pahalı stil, en ucuzunun on katı kredi tüketiyor, hazırlanma süreleri de birbirine hiç benzemiyor.
Üç stilde ürün adı ya da malzeme etiketi videonun içine basılıyor. Menüsü tek dilde olan işletme için sorun değil. Menüyü üç dilde işletiyorsanız o video yalnız bir dilde işinize yarıyor, diğer diller için aynı kareyi yeniden üretmek gerekiyor. Dil değiştiren bir hesap yönetiyorsanız yazısız stillerle başlamak daha rahat. Bu kareleri hangi takvime oturtacağınıza karar verirken <a href="https://www.finedinemenu.com/tr/blog/restoranlar-icin-sosyal-medya-baslangiclar-icin-rehber/">gelecek ayın paylaşımlarının nereden çıkacağına</a> da bakabilirsiniz.
Sadakat: Damga Kartının Paneldeki Karşılığı
Misafirin canı on kez hamburger çektiğinde sekizinde sizi seçmesi için bir sebep gerekiyor. Sebebin karmaşık olması şart değil. Beş alana altıncısı bedava kuralı eski, hâlâ kuran çok, damga kartı da en ucuz kurulumu. Üst segmentte çalışıyorsanız aynı fikir başka biçimde durur: bedava kahve yerine ikram bir tatlı ya da şefin küçük bir tabağı. İkram, bütçesi yüksek misafirin de hoşuna gidiyor.
Panelde bunun karşılığı Promo Codes. Kodu yüzde ya da tutar olarak kuruyorsunuz, minimum sepet koşulu ekleyebiliyorsunuz, kanalı da seçiyorsunuz: tümü, salon, teslimat, paket alma. Kanal seçimi ufak bir ayar gibi duruyor, aslında kararın kendisi. Teslimata verdiğiniz indirim salondaki masa devrine dokunmuyor. Salon için kurduğunuz kampanya da kendi teslimat kanalınızı büyütmüyor. Kendi teslimat kanalınızı yeni kuruyorsanız <a href="https://www.finedinemenu.com/tr/blog/restoranlar-icin-cevrimici-siparis-faydalari-yapilmasi-gerekenler-yapilmamasi-gerekenler/">çevrimiçi siparişte sık yapılan kurulum hataları</a> kampanyadan önce okunacak yer.
Hangi Adımın Sonuç Verdiğini Nereden Göreceksiniz
Bu kararların hepsini bir sonraki ay sayıyla görmek gerekiyor. Yoksa gelecek yıl aynı tartışma baştan başlıyor. Panelde AI Reports saatlik güncelleniyor. Tarih aralığını 7, 14, 28 ya da 90 gün olarak seçiyorsunuz, isterseniz kendi aralığınızı giriyorsunuz, ekran önceki dönemle karşılaştırmalı açılıyor. Oradaki sekiz sayı şunlar: ciro, sipariş, ortalama adisyon, dönüşüm, oturum, menü görüntüleme, bölüm görüntüleme, ürün görüntüleme.
Karşılaştırma aralığını kampanyayı başlatmadan önce seçerseniz, sonrasında "arttı mı" diye tartışmak yerine iki dönemi yan yana koyarsınız. Menü görüntülemenin artıp siparişin aynı kalması da bir bilgi. Misafir menüyü açmış, sipariş adımına geçmemiş. Aramaya menünün kendisinden başlamak mantıklı görünüyor.
FineDine IQ sabahları ciro, sipariş, oturum, kanal ve puanlarda sapma arıyor. Bir anomali gördüğünde uyarı düşüyor. Aynı ekranda uygulanabilir öneriler duruyor: fotoğrafı olmayan ürünler, menüde aşağıda kalmış çok satanlar, sakin günler için kampanya. Bunlar pazarlama planının yerine geçmiyor. Servise başlamadan önce beş dakikada bakılacak bir liste veriyor. Bu kurulumun kendi menünüzle nasıl durduğunu görmek isterseniz demo talep edebilirsiniz.
| Stil | Kredi | Hazırlanma | Ne gösteriyor |
|---|---|---|---|
| The Table Film | 600 | ~5 dk | Aynı tabağın altı ayrı kesiti, geniş açıdan makroya |
| CGI Product Video | 300 | ~3 dk | Yüksek tempolu CGI reklam kurgusu |
| The Light Sweep | 180 | ~7 dk | Karanlık sette yemeğin üstünden geçen ışık |
| Macro Texture Sweep | 100 | ~13 dk | Dokuya makro yaklaşma, ürün adı ekranda |
| Cinematic Scene Orbit | 100 | ~10 dk | Sıcak sahnede yavaş yörünge, ürün adı ekranda |
| 360 Orbit Ingredient | 100 | ~3 dk | Malzemeler ürünün etrafında dönüyor |
| Ingredient Reveal Video | 60 | ~10 dk | Katmanlarına ayrılan yemek, katman adları ekranda |
Sıkça Sorulan Sorular
- Bir ürün pazarlaması nasıl yapılır?
- Sıra genelde şöyle: kime sattığınızı daraltırsınız, o kişiye ne vaat ettiğinizi tek cümleyle yazarsınız, sonra o kişinin baktığı mecrayı seçersiniz, en sonunda sonucu sayarsınız. Kanal seçimiyle başlayan planlar kitle netleşmediği için birkaç ay içinde yön değiştiriyor.
- Menüdeki her ürünün fotoğrafı olmalı mı?
- Hepsini aynı anda bitirmek gerekmiyor. Sırayı görüntülenme sayısına göre kurun, en çok bakılan ürünlerden başlayın. Menüde kimsenin açmadığı bir ürünün fotoğrafı en sona kalabilir.
- Yemek karşılığı paylaşım yapan bir hesapla neyi önceden konuşmalı?
- Paylaşımın hangi gün yayımlanacağını, kaç kare ve kaç hikâye olacağını, çekilen fotoğrafları kendi kanallarınızda kullanıp kullanamayacağınızı. Sonuncusu en çok atlanan madde. Sonradan istendiğinde çoğu zaman ayrı bir pazarlık konusu oluyor.
- Yapay zekayla üretilen görsel gerçek fotoğrafın yerini tutar mı?
- Kendi tabağınızın fotoğrafını iyileştirmek bir şey, tabakta olmayan bir sunumu üretmek başka şey. Menüdeki kare masaya gelen tabağı tutmuyorsa misafir farkı orada görüyor. Üretimi kendi çektiğiniz kareden başlatmak bu yüzden daha güvenli.
- Bir kampanyanın etkisini kaç günde ölçmeli?
- Aralığı kampanyanın uzunluğuna göre seçin, aynı uzunluktaki bir önceki dönemle karşılaştırın. Bir haftalık kampanyayı 90 günlük ortalamayla kıyaslarsanız fark ortalamanın içinde kaybolur.


